5 Günlük İzmir_Karaburun Seyahati

Merhaba Sevgili Okuyucu;

Evliliğimizin 2. yıl dönümünü sakin ve huzurlu bir doğanın içinde geçirmek üzere yine plansız programsız, son dakikada ayarladığımız bir otele doğru yola çıktık. İstanbul-Anadolu yakasından İzmir-Karaburun’a, yeni köprü üzrinden 6,5 saatte vardık. Mordoğan’dan sonra Karaburun’a sadece 20 km lik bir yol olsa da, çok virajlı, dar eski yollar oldukça sıkıntılı. Yine de şu an yollar yapım aşamasında ve yakında ulaşım çok daha rahat olacak. Bu bir açıdan iyi olsa da aynı zamanda çok daha fazla insanın akınına uğrayacağı da kesin. Bu durumda plaj ve sahillerde yaşanan rahatlık da azalacaktır.

Seyahatimizin 4 gecesini, kalabalıktan uzak, doğaya yakın bir butik otelde kalmaya karar verdik. Otel; aslında yıllar önce şuan işleten aile tarafından satın alınmış ve restore edilmiş bir taş konak. Aile uzun yıllar bu konakta yaşamış. Gerçekten de taş evlerden oluşan köyün içine saklanmış bir saklı konak. Bir otelde kaldığınızı unutup dostlarınızın evinde misafir olduğunuzu sanabilirsiniz. Ayrılırken adaçayı demeti hediye etmeleri de ayrı bir incelikti.

IMG_9116

Otelin bahçesinde bir fincan kahve 

IMG_9786

Her köşede oturmak ayrı bir keyif

IMG_9528

Saklı konakta muhteşem Ege kahvaltısı

Karaburun İzmire 106 km uzaklıkta, bir çok köyü olan, geçmişin kokusu üstünde tüten şirin bir ilçe.

IMG_9803

Karaburun sokakları 

Karaburunda doğa yürüyüşleri yapabilir, yüzlerce yıllık ağaçları ve  evleri görebilir, tertemiz koylarında yüzebilirsiniz.

Biz valizleri otele bırakır bırakmaz soluğu mavi bayraklı İncirlikoy’da aldık. Belediyenin işlettiği bu tesiste giriş ücreti yok, şezlong ve şemsiye fiyatı 10 tl ve soğuk içeceğinizi yudumlayıp kitabınızı okumanız için gayet güzel bir koy.  Denizi biraz taşlı olmasına rağmen rahatsız etmiyor.

Ertesi gün Çeşme-Ilıca’da gittiğimiz ünlü Kafe Pi Beach Club ise tam bir hayal kırıklığı idi. Giriş ücetinin kişi başı 50 tl olduğu mekanda otopark ücreti ise 25 tl. Üstelik girişte güvenlik önlemi olarak çantamı ararlarken suyuma da el koydular ve içeri içecek ve yiyecek alınmadığını belirttiler. Su şişemin alınması hiç hoşuma gitmedi. Girdiğimizde ise güneşte kalmış şezlonglara mecbur kaldık. İlginç olan ise; her şeye rağmen insanlar tarafından çok ilgi görmesi ve gittiğimiz çoğu koyun en kalabalığı olmasıydı.

Bir günümüzü ise Tunç Çağından bu yana yerleşimin olduğu Ildırı ilçesinde geçirdik. Son dönem dizi çekimlerinin de merkezi olan Ildırı’da daha önce ‘ Fatma Gül’ün suçu ne? ‘ ‘Kalbim Ege’de kaldı’ adlı dizilerin çekimleri yapılmış. Şu aralar oldukça popüler olan Alaçatı yerine sessiz, sakin ve insan akınına uğramamış bu küçük yerleşim yeri görülmesi gereken yerler arasında.

IMG_9783

Ildırı sokakları

IMG_9775

Ildırı köy pazarına mutlaka uğranmalı 

Ayrıca burada İyonya’nın 11 kentinden biri olan Erythrai antik kenti  yer alıyor.

IMG_9781

Antik kente çıkmanız biraz yorucu olsa da sonuçta harika bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. İnsan kendisini, eski medeniyetler yaşamak için harika bir yer seçmiş, demekten alamıyor. Burada gün batımına denk geldiğimiz için çok şanslıydık. IMG_9774

Erythrai Antik Kentinden bakış

IMG_9773

Bir günümüzü ise Kalender tekne turu ile açılarak geçirdik. Kişi başı 40 tl ücreti olan bu tekne turunu kesinlikle tavsiye ederim. Çeşme-Ilıca’dan kalkan tekne mavi koy, eşşek adası, yeşil koy gibi yüzmek için harika koylarda duruyor ve ayrıca salatası, balık ya da tavuk seçeneği ile gayet makul bir öğle yemeği sunuyor. Giriş ücreti 50 tl alan Pi Kafe’nin olduğu Aya Yorgi koyunda da yüzme imkanı sağlıyor 🙂

IMG_9789

Mavi koy

IMG_9768

Teknede öğle yemeği tabağım

Seyahatimizi bir gün daha uzatmaya karar verdiğimizde çok uzaklaşmadan yine doğayla iç ice bir butik otel bulduk. Mavi keçi otel her köşesi ayrı incelikle döşenmiş denize yukarıdan bakan sıradışı bir otel. Yalnız tavuk ve horozlar kapınızın önünde pek uyutmayabilir 🙂

IMG_9769

Mordoğan’da Ayı Balığı koyunda 2 harika koy var. Giriş fiyatı 15-20 tl arasında ve şemsiye, şezlong veriliyor. Bu muhteşem deniz kenarında sakin ve keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Burası fok balıklarının doğal yaşam alanı ve koruma altında tutuluyor. Ayaklarınızın altından balıkların geçtiğini görebileceğiniz harika bir denize sahip.

IMG_9763

Mavi Keçi Otel’de kahvaltı 

IMG_9766

Tertemiz masmavi deniz 

IMG_9765

Fok balıklarının güneşlendiği kayalıklarda güneşlenen insanlar 

IMG_9762

Ayı Balığı Koyu’ndan ayrılmadan son bakış 
IMG_9791

Son olarak Saklı Konak’ın bahçesinde çekilen fotograflarımız 

IMG_9790

Saklı Konak’ın işletmecisi Kerem Bey vakit ayırıp fotograflarımızı çekti 

Ege; yeşili, denizi, her biri daha keşfedilmemiş Alaçatı kıvamında köyleri, sıcak insanı, toprak yolları, tarlasının hemen yanında satış yapan çiftçisi, lezzetli sebze, meyveleriyle dolu dolu gezilecek harika bir seçim. Zaman sanki daha yavaş akıyor, günler daha uzun. İnsan Ege’de daha geç yaşlanır, daha genç kalır.. Sevgiyle, sağlıkla..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir